Seven Karşılıksız Sever Beğenen Karşılığını İster

29/8/2009 - Sevmek

Kategori: Denemeler

 

 

SEVMEK

 

KiÅŸi sevdiÄŸiyle olmak ister!.

SevdiÄŸinin hâliyle hâllenir… Sevgisi kadarıyla, onunla yaÅŸar!.

Sevginin ne olduÄŸunu tam olarak bilemediÄŸimiz için, çoÄŸunlukla, “beÄŸeni” ile “sevgi”yi birbirine karıştırırız..

“BeÄŸeni” yanında “sahip olma” arzusuyla açığa çıkar!.

Bir nesneden hoÅŸlandığında, beÄŸendiÄŸin ÅŸeye sahip olmak ve üzerinde tasarruf edebilmek arzusuyla yaÅŸarsın…

Bu tüm mahlukatta çok yaygın bir duygudur!.

Kimi, beÄŸendiÄŸini cebine sokar; kimi beÄŸendiÄŸine tasma takıp yanında taşıyarak onunla hava atmak ister; kimi yakalayıp inine sürükler…

Her mahlûk yaradılış fıtratına göre, beÄŸendiÄŸi üzerinde tasarruf etmek ister.

“Sevmek” ise bundan çok farklıdır…

Sevince, yanlızca sevdiÄŸin için yaÅŸamak istersin!.

Yalnızca yanında olmak, yalnızca onun olmak, yalnızca onun zevk aldığıyla zevk alıp, sevmediÄŸinden kaçmak istersin! SevdiÄŸin öylesine sarmıştır aklını, fikrini, ruhunu ki, her ÅŸey sana, onu hatırlatır; yanında iken bile onun içinde olmak istersin!…

Yakınlık bile uzak gelir sana !…

Sen kaybolursun, sende; sevdiğin kalır yalnızca, beyninde!..

Onun bakışıyla bakar, onun deÄŸerlendirmesiyle deÄŸerlendirir, onun diliyle konuÅŸmaya baÅŸlarsın!. Gözün ondan baÅŸkasını görmez, kulağın ondan baÅŸkasını duymaz, elin ondan baÅŸkasına uzanmaz olur!.

Her an sana sahip olmasını; varlığının, tasarrufunun her an üzerinde olmasını, her an seni kucaklamasını istersin!… Bedensel yakınlık bile, korkunç uzaklık gibi gelir sana; ve onunla tek bir beden, tek bir ruh, tek bir ÅŸuur olmayı dilersin!.

Sevgi, fıtratın müsait ise, sevdiÄŸinde yok edesiye yakar seni; ve gün gelir kaşında-gözünde, yüzünde-dilinde sevdiÄŸini görürler de, “sen o olmuÅŸun” derler!

BeÄŸenen sahip olmak ister…

Seven ise sevdiÄŸinde yok olur; feda eder her ÅŸeyi sevdiÄŸi uÄŸruna!.

Bazılarının da sevgi kokusu sürülür üstüne; “aşığım” sanır!. Ama sevdiÄŸi uÄŸruna, fedakarlık etmeye gelince sıra, o koku siliniverir üzerinden “kopamama” sabunuyla!.

Parasından kopamaz… Mevkiinden kopamaz… Yakınlarından kopamaz… İçinde yaÅŸadığı ortamın güzelliklerinden kopamaz… “Etraf”tan kopamaz!.

Derken kusurlar belirmeye baÅŸlar sevdiÄŸini sandığının üzerinde… Eksiklikler görmeye baÅŸlar baÅŸlar, yetersizlikler görmeye baÅŸlar… Bunlar önce acıma duygusuna dönüÅŸtürür sevgisini; uzaktan acıyarak seyretmeye baÅŸlar… Sonra tatlı bir anıya dönüÅŸür, sevgi sandığı duyguları!. Bu tecrübe gösterir ki, onun fıtratında sevgi programı yoktur!.. BeÄŸeniyi, sevgi sanmıştır!..

UzaklaÅŸma ondan gelmemiÅŸ de, karşısındakinden gelmiÅŸse, bu defa “nefret”e döner “beÄŸeni”; ondan intikam alma duygusu geliÅŸir içinde; ve vicdanla intikam dalgaları arasında bir o yana bir bu yana sürüklenir durur; terkedilmiÅŸliÄŸin, uzaklaÅŸmanın, layık olmadığını yaÅŸamanın sanısı içinde!..

Oysa yanlızca, fıtratında olmayan gerçek sevginin sonuçlarını yaÅŸamaktadır!. Cüzdanı için, güzelliÄŸi-yakışıklılığı için, kendisine hoÅŸ gelen huyları için, mevkii-koltuÄŸu için, ilmi için beÄŸenmiÅŸtir; sevdiÄŸini sanmış; sahip olamayınca da arzusuna eriÅŸememenin düÅŸ kırıklığı içinde kopmuÅŸ; yalnızca çıkarları doÄŸrultusunda yaÅŸamayı tercih etmiÅŸtir…

Seven ise göze almıştır kopmayı… Dışlanmayı… Paradan-puldan, namdan niÅŸandan, dosttan akrabadan uzak   kalmayı…

Fıtratından gelir sevgi!. KulluÄŸu sevmek üzeredir!. Onunla, sevmeyi yaÅŸamak istediÄŸi için yaratmıştır onu Yaratan… O yüzden kopar anadan-babadan; dünyadan paradan!

Seven, karşılıksız sever!…

Beğenen karşılığını ister!.

Benim istediÄŸim gibi yaÅŸarsan seni boÄŸarım sahip olduklarıma, der beÄŸenen!.. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aÅŸkın ne olduÄŸunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meÅŸgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleÅŸir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. Atamaz kendini ateÅŸe!.

Sevgi sonunda yanmayı getirir!.. BeÄŸeni ise sonunda kaçmayı!.

BeÄŸenen mahlûkat çoÄŸunluÄŸuna göre, “sevgi” delilikten bir türdür!.. Anlamazlar onlar, sevdiÄŸi uÄŸruna, etraf ne derse desin deyip, her ÅŸarta katlanmayı! Ve “delillik bu” derler…

BeÄŸenme bir tür “hobi”dir!… Bazen ömür boyu sürer, bazen bir kaç yıl, bazen bir kaç ay!..

Sevgi bir ömür boyudur!… Bitmez, tükenmez, bazen durulur, bazen coÅŸar ama hiç gerilemez!.

ÇoÄŸunlukla karşısındakinden yüzünü göstermesinden gelir sevgi insana!.. Bazen de özünden gösterir yüzünü O!…

O zaman onlar için derler ki, “Allah”a aşık oldu!..

“Kendine seçtikleri”dir sevenleri bir çehreden!… Özünden sevgiyi yaÅŸayanlardır, “mukarreb”leri!…

Hünerlerini sergilemek için yaratmıştır her ÅŸeyi…

Sevmek için yaratmıştır sevilenleri!.

Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aÅŸk”ı yaÅŸattıklarını!..

Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!..

Oysa gerçek “aÅŸk” O’nun ateÅŸine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Baki”liÄŸini yaÅŸattıklarıdır gerçek “aşık”lar!..

Özel bir fıtratla gelmiÅŸlerdir onlar, “aşık” olmak için!.. YaÅŸamları boyunca bir deÄŸer taşımamıştır dünya ve içindekiler!.. Parmaklarını bile kıpırdatmamışlardır dünya için!. “Allah” de ötesinde bırak onları hevalarıyla oyalansınlar” hitabına maruz kalmıştır programları; ve hücrelerine nüfûz etmiÅŸtir bu hitap!..

Gerçek anlamıyla onlar “yaÅŸarlar aÅŸkı”; “YaÅŸar onlarda aÅŸkı”; sever, acır, merhamet eder onlarda kullarına; çünkü bu sıfatlar için yaratmıştır onları!..

Var gel dostum, biz dönelim dünyamıza; bu masal gibi gelen sözler yeteri kadar ıslattı bizi!… Åžimdi kurulanmak zamanı!.

Dönelim dünyamıza, koÅŸalım, çalışalım, didinelim; insanları sevindirmek için onlara bir ÅŸeyler verelim; ve gönüllerini hoÅŸ etmek için güllabicilik eyleyelim!..

Sonra da, bunları hep “Tanrı –pardon Allah- için yapıyoruz!” diyerek vicdanlarımızı tatmin edelim!..

Gönül “aÅŸk” için yaratılmamışsa, neye yarar bunca demek!…

İyisi mi, “hobi” kabilinden “dinle ilgilenip”, günümüzü gün eylemek!…

Ahmet HULUSİ

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Hayatını gül arama yolunda feda edeceğine, görse kır çiçeğinin gül yanını... Bir fark etse ayaklarının altındakileri,bir ehemmiyet verse kır çiçeklerine. "Sonuçta ikisi de çiçektir. Gül herkesçe güzeldir, kır çiçeği de bence güzeldir." dese. Uzaklara bakmaktan, güle ulaşmaktan dermansız kalacağına, bu enerjiyle kır çiçeğini sevmeye ve sevdirmeye çalışsa; bu güzelliği sevdikleriyle paylaşsa.

Son Yazılar

Sevmek
Sevginin BittiÄŸi Yerde
Velhasıl

Kategoriler

Arkadaşlarım

Celil Sami GEDİK
serhatoglu
tiryandafilay